Günün Alıntısı
— Paddy Clarke Ha Ha Ha, Roddy Doyle

Ben Neredeyim Yahu?

İlhan Şeşen’den Sensiz Olmaz çalıyor.
Yan tarafta e-posta kutum açık: yanıtlanması gereken sorular, isteyenler, rica edenler, buyuran kibar cümleler. Bir yanda da okunmayı bekleyen kitaplar. Hepsi sabırlı. Hepsi acil.

Ve ben bir an durup şunu düşünüyorum:
Ben neredeyim yahu?

O genç, irisi kız ne yapacaktı?
Bir sürü hayali vardı. Hedefleri, idealleri. Hatta o kadar absürttü ki—gazeteci olacaktı. Türkiye’yi, dünyayı gezecekti. Okuduklarından, gördüklerinden bir şeyler çıkaracaktı. Kadınlarla ilgili politik bir harekete dönüşecekti bu yolculuk. Bir şeyi değiştirecekti.

Şimdi sabah ofise geldiğinde kahve yoksa,
sanki tüm dünyası başına yıkılıyor.

Sevmek meselesi var bir de.
Öyle sevmek ki—ayı yavrusunu öldürür ya bazen—o kadar sevmek. Erkeklere yaptığım bu mu acaba? Çok sevgimden mi oluyor?

Bir de o ilgi açlığı.
Bir mesajım geç okunmaya görsün, benizim soluyor.
Çocukken de böyleydim. Tek çocuk olunca, ailenin maskotu oluyorsun. Neşesi. İlgi verilen tek kişi. O kadar sevilmek, o kadar merkeze konmak—sonra dünya bunu geri vermiyor.

Bazen dağlara çıkıp Ferdi Özbeğen’den Bir Sevgi İstiyorum’u defalarca, en kalpten haykırmak istiyorum. Saf, açık, talepkâr bir sevgi.

Ama işte…
Adamlar niye yaptı öyle?
En güzel, en saf olanı, en hoyrat şekilde harcadılar.

Kurban değilim.
Ama suçlama devam ediyor.

Birisi bir gün “Skor tutan tek memeli insandır,” demişti.
Ben de en büyük özgüvenime yaslanıp, “Ben skor tutmuyorum,” demiştim.

O sakince bakıp şunu söyledi:
“O okuduğun kitaplar, gezdiğin yerler, hayatında olan insanlar… hepsi skor.”

İşte o an sustum.

Belki de mesele ne kadar sevdiğim, ne kadar idealist olduğum, ne kadar doğru yaşamak istediğim değil. Belki mesele, kendime sormadığım o basit soru:

Ben bu hayatı yaşarken gerçekten nerede duruyorum?

E-postalarla mı?
Hayallerle mi?
Eksik kahveyle mi?
Yoksa hâlâ bir şeyleri değiştirebileceğine inanan o genç kızın yorgunluğunda mı?

Bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var:
İnsan bazen dünyayı değiştirme fikrinden vazgeçip,
kendi hayatında kaybolmamayı öğrenmek zorunda.

Ve belki bu da bir tür kurtuluştur.

İpek,Şubat 2026

vefasizguvercin adlı kullanıcının avatarı

About the author

Bir Cevap Yazın

iposkaokuyor sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin