Bu site hızla tüketilmek için değil.
Kaydırmak, göz atmak ya da “bitirmek” için de değil.
ipoksa okuyor, okumanın bir üretim hattı değil; bir düşünme eylemi olduğuna inanır.
Bir metnin değerini, ne kadar hızlı tüketildiğiyle değil, ne kadar uzun süre zihinde kaldığıyla ölçer.
Burada kesin yargılar yok.
Hızlı sonuçlar, net reçeteler ya da öğretici listeler de yok.
Çünkü düşünmenin kendisi çoğu zaman belirsiz, dağınık ve tamamlanmamıştır.
Okumayı bir yarış olarak görmeyiz.
Kaç kitap okunduğu değil, bir cümlenin neyi yerinden oynattığı önemlidir.
Yarım kalan kitaplar, yarım kalan düşünceler kadar değerlidir.
Bazen bir metni bitirmemek, onunla kurulan ilişkinin en dürüst hâlidir.
Bu sayfalarda yer alan denemeler, notlar, alıntılar ve listeler;
tamamlanmış fikirlerin vitrini değil, devam eden bir zihinsel sürecin izleridir.
Bazı metinler soruyla biter.
Bazıları cevapsız kalır.
Bazılarıysa yalnızca durur.
ipoksa okuyor, algoritmalara yazmaz.
Gündemin hızına yetişmeye çalışmaz.
Okuru “içerik tüketicisi” olarak görmez.
Burada okur, metinle eşit mesafede durur.
Ne yukarıdan konuşulur, ne de acele edilir.
Bu site, yavaş okumayı savunur.
Metne geri dönmeyi, altını çizmeyi, bir cümleyi günlerce taşımayı meşru görür.
Okumanın insanı dönüştüren sessiz bir eylem olduğuna inanır.
Eğer sen de
bir kitabın hayatının farklı dönemlerinde başka başka anlamlar kazandığını,
bazı cümlelerin yıllar sonra bile geri çağrılabildiğini,
ve düşünmenin hızdan çok derinlikle ilgili olduğunu hissediyorsan—
buradasın.
Bu manifesto bir davet değil.
Bir vaat de değil.
Yalnızca bir duruş.